scorecardresearch

REGAİP KANDİLİ

4 izlenme
Kategori Din
Eklenme Tarihi 1 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
OSMANLIDAKİ ADALET SİSTEMİ VE GÜNÜMÜZ ADALET SİSTEMİ ARASINDAKİ FARK.!
Sevgili öğrenciler, izleyenler ve dinleyenler! Bu adaletsiz dizaynın Osmanlı tarafından önlenmesi söz konusuydu. Osmanlı fetihlerinin temelinde bu vardır. Fethettiği her ülkeye Allah’ın adaletini götürdü Osmanlı. Hangi şartlar içinde olursa olsun mutlaka adalet tahakkuk etti. Kıstla emrettiler. Adaleti oluşturan kadılar, padişahları dahi mahkemede mahkûm edebiliyorlardı
İşte Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u işgalden sonra Fatih Camii’ni yaptırmak istiyor. Ve çok hoşuna giden bir yer de buluyor. “Tamam” diyor. “Buraya camimi yapacağım. Söyleyin, arazisini satın almak istiyorum bu zatın.” diyor. Ama o zat, arazisini satmak istemiyor. Fatih Sultan Mehmet, rayice göre 2 katını, 3 katını, 5 katını, 10 katını veriyor. Sahibi diyor ki: “Iıh. Ben burasını satmam. Ben bir Hristiyanım. Burasının bir cami olmasını istemiyorum. 10 katını veriyorsun bana ama ben bunu kabul etmiyorum.”
Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet: “Yapın camiyi.” diyor. “Kabul etmese de yapın.”
Cami yapılmakta, arazinin sahibi ağlıyor. Yoldan geçen bir Osmanlı diyor ki:
- Niye ağlıyorsun aziz kardeşim? Bir problemin varsa gel beraber halledelim. Senin ağlamana gönlüm razı olmuyor, diyor. Biz Osmanlılar bunu uygun görmeyiz. Osmanlı tebaasında hiç kimse zulme maruz kalmamalı.
O da diyor ki:
- Sen benim derdime derman olamazsın.
- Hele söyle bakayım derdin ne?
- Bu arazi benim, diyor. Ve gördüğün gibi buraya, bu camiyi senin padişahın Sultan Mehmet yaptırıyor.
O da diyor ki:
- Olabilir, yaptırabilir, niye kadıya gitmiyorsun?
- Kardeşim! Yanlış anladın galiba, diyor. Bu, senin padişahın, bunu yaptıran. Kadı ne yazar ki? Sen git kadıya, ne yazdığını görürsün.
Ve kendisi götürmüş onu kadıya. Ve mahkeme. Kadı efendi oturuyor. Padişah zanlı mevkiinde, maznun mevkiinde, ayakta… Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’da, fethettiği ülkede bir Hristiyan tebaanın onu dava etmesi sebebiyle hâkimin karşısında, ayakta. Ve dava görülüyor. Fatih Sultan Mehmet, haksız bir tasarrufla o kişinin arsasını çalmış kabul ediliyor kadı tarafından ve eli kesilecek; karar!
Gözleri fal taşı gibi açılmış o ağlamakta olan adamın (arsanın sahibinin) ve kadı efendi ona dönüyor:
- Evlâdım! Biz padişahın elini kesmek mecburiyetindeyiz. Eğer sen fidye kabul edersen sadece bu önler, bu el kesme olayını, diyor.
Adam diyor ki:
- Kabul ettim fidyeyi ne kadarsa, diyor.
- Ne kadar istiyorsun? diyor.
- Bu arsanın bedeli zaten bana teklif edilmiş; 100 altın. Padişahın elinin kesilmesini istemiyorum, diyor. Ben böyle bir vebal yüklenemem. 100 altını kabul ediyorum.
Fatih Sultan Mehmet diyor ki:
- 1000 altın! Ve bu kabulü için her gün de bir altın daha ilâve edilecek buna, diyor.

Kadı tekrar söylüyor:
- Kabul ediyor musun evladım?
Arsanın sahibi kabul ettiğini söylüyor ve Fatih Sultan Mehmet’in elinin kesilmesi böyle önleniyor.
Etiketler